Kolektif Bilinç Bağlamında Caché Filmi
Bir filmi iyi anlayabilmek ve
okuyabilmek için; filmin yönetmenini, filmlerinde anlatmak istediklerini bilmek
gerekmektedir. Caché filmini anlayabilmek için ise Michael Haneke’yi tanımak
gerekmektedir. Yönetmen sinemayı bir eğlence aracı olarak değil eleştirel
düşünceleri anlatmak için bir araç olarak görür. Filmleri ana akım sinemadan
farklı olarak izleyiciler üzerinde bir gerginlik yaratır ve düşünmeleri için
bir olanak sağlar. Duyarsızlaşmış modernizm toplumlarının bir aynası olarak
sinemayı kullanır. Kabuk bağlamış bir yarayı kanatmak gibi toplumda yerleşmiş
olan ideolojileri seyircinin gözüne sokmadan eleştirir. İmgesel sinemayı kullanarak
anlatmak istediklerini simge ve metaforlar içerisine gizler. İşte tüm bu sinema
dilini Caché filmi içerisinde de kullanmıştır.
Diğer filmlerinde olduğu gibi filmde
burjuva toplumunun çöküşü ve yaşadıkları çatışmalar, kopmak üzere olan soğuk
aile bağları, gerçekliğin ne olduğu, ırkçılık, göçmen meseleleri ve medyanın
manipülasyonları gibi konuları anlatmak istemektedir. Film katman katman
ilerler ve çözülür. Olayların sonuçları net bir şekilde gösterilmez. Bu
yönetmenin anlatım diline aykırıdır. Bir sanat eseri üzerine varılan anlam
kişiler üzerinde değişiklik gösterir. Film bize istediğimizi düşündürür fakat aksiyon
sinemasındaki gibi istediğimiz sonucu vermez. Film boyunca anlatılan olay
filmin sonunda çözüme kavuşmaz. Çünkü yönetmenin istediği o sonuca ulaşmamız ve
rahat hissetmemiz değildir. Filmdeki olayın ucunu açık bırakır ve film akışı
içerisinde değindiği konuları anlamamızı ister. Aynı şekilde film içerisinde
anlatılmak istenen olay direkt verilmez onun yerine nesneler ve simgeler
kullanılır. Sahne geçiş aralarındaki uzun görsel sekanslar ile düşünmemiz için
bir aralık bırakır. Bu aralıklarda seyirci kendi iç dünyalarını da katarak
kasvetli bir ruh haline bürünür.
Filmde sınıf çatışmaları aile
unsuru üzerinden gösterilmek istenmiştir. Karakterlerin birbirlerine karşı olan
soğuk iletişimleri ve umursamazlıkları ile burjuva sınıfının vicdani olarak
sığlaşması ve duyarsızlaşmaları anlatılmıştır. Ailedeki çatışmalar toplumdaki
çatışmaların kökeni ve temsilidir. Karakterler düşüncelerini ve yaşadıklarını
direkt aktarmak yerine üstü kapalı ve gizli konuşurlar. Burjuva sınıfı olarak
gösterilen ailenin farklı ırktaki insanlara karşı güvenlerinin olmaması gibi
kendi aile içerisindeki güven olguları da sağlam değildir ve zamanla yıkılır. Karakterler
birbirlerine yalan söylerler ve seyirciyi masumiyet konusunda arada bırakırlar.
Burjuva temsili olarak gösterilen ana karakterler masumu oynar ve masumu zalim
olarak öne sürmektedirler. Filmin anlatılmak istenilen içeriği ile filmin
üslubu uyumludur. Üslupta içerik tam olarak verilmez, gizli ve yan anlamlar
kullanılır fakat yönetmen o gizli anlatılan içeriği seyirciye çarpıcı bir
şekilde yansıtır.
Kolektif bilinç bir toplumun
duygu ve düşüncelerini etkileyen olaylar bütünüdür. Geçmişte yaşanılan
olayların izleri nesiller ile aktarılır. Bu olaylar farklı ideolojilerin
gelişimine zemin hazırlar. Sınıflar medya araçlarını kullanarak toplumsal
hafızayı manipüle eder. Bu toplumsal hafıza bireysel hafızayı etkiler. Film
içerisinde medyanın bu manipülatif yönü ile karşı karşıya kalırız. Ana karakter
olan Georges aynı kendi hayatında olduğu gibi medyanın bu manipülatif yönünü
kullanarak gerçekliği kendisi yaratır. Yine aynı şekilde ana karakterlerin
birbirlerine karşı olan manipülatif tutumlarını görmekteyiz. Tüm bunlar bize
gerçeği sorgulatır ve gerçeğin bize sunulan mı yoksa var olan mı olduğunu
düşündürür. Kolektif hafıza ile süregelen göçmen ırkçılığı inkâr edilerek
uygulanmaya devam edilir. Filmde, gerçekleştirilen bu ırkçılık bir aile
üzerinden anlatılır. Filmin sonunda da bu ırkçılığın ve sınıfsal ayrışmanın
yeni nesillerce yavaş yavaş kırıldığını görürüz. Ya da bize gösterilen “gerçeklik”
bu şekildedir.
Film içerisinde çok fazla ev ve
otomobil görüyor olmamız tesadüfi değildir. Ev burjuva sınıfının dış dünya ile
bağlantısının kopmuş olduğu ve kendi gerçekliklerine sıkıştıkları bir alan
olarak temsil edilir. Aynı şekilde otomobil imgesi de düşüncelerine geçirilmiş
at gözlükleri ile o sınıfın güvende hissettikleri bir alan olarak temsil
edilir. Dış dünya ile bağlantılarını kestikleri bir alandır.

Yorumlar
Yorum Gönder